|
ÖLÜM GÜZELLEMESİ
Hayata güzel bakan ölüme çirkin bakamaz.Korkutucu gelişi ölümün'insanin imar ettiği biryerden ihmal ettiği bir yere'gitmek istemeyişindendir elbette.Biteceğini bile bile diye diye yine de bağlanırız hayata.Hem de sımsıkı,elimizle kolumuzla,malımızla evladımızla,paramızla,varımız ve yoğumuzla...Aziz Mahmut Hüdai'nin ifadesiyle'yoktan var olan elbet yok imiş aslında'Varoluşumuz bir yansımadır sadece..Rabbimin ' gizli bir hazine idim, bilinmek istedim ve insanı yarattım'buyruğudur.Bu yüzden verilen emanetlerin hepsinin sahibi Bir olan Rabbimdir.İstediği zaman verdiği gibi istediğinde almak da O'nun hakkıdır.Bize düşen bu emanetlerin niçin verildiği ni vazifelerinin neler olduğunu çok iyi bilmektir.
Ölümün insana sevimli gelişinin bir sebebi de istisnasız tüm sevdiklerimizin dünyadaki son kapıları oluşudur.Tekrar açılmayan tek kapı belkide!'Kapı kapı her kapının sonu ölümse/ Her kapıda ağla o kapıda gülümse'derken Necip Fazıl ne güzel bir kapı aralamıştır ölüme.
Yunus Emre de ölümü sever ve özler hep!Dünya gurbeti çok uzamıştır sevgiliye hasreti hiç bitmez.'Sırat kıldan incedir kılıçtan keskincedir /Varıp anun üstüne evler kurasım gelir.'Cennet cennet dedikleri/ Birkaç köşkle birkaç huri/ İsteyene ver onları/ Bana seni gerek seni'belki de tüm şiirleri insan sevgisi ve Allah sevgisinden ibarettir'.Bir gönül yıktın ise /O kıldığın namaz değil /Yetmiş iki millet dahi/Elin yüzün yumaz değil.'
Biz de ölümü sevmeliyiz,en az kendimizi sevdiğimiz kadar.Aslında belkide onun varlığı bizi asıl varedecek olan.Ve korkutan kısmına da hazırlanarak...Kulluğumuza sarılarak ...Rabbimize sığınarak...Birbirimizi severek,affederek...'Ve'l Asr'ı birbirimize hatırlatarak...Rabbim güzel hayatlar hüsn-i hatimeler versin hepimize...
|